Bugun...


Cem Deray SEKRETER

facebook-paylas
KADIN VE TOPLUM
Tarih: 11-09-2020 21:00:00 Güncelleme: 11-09-2020 21:02:00


Öncelikle 'Kadın-Hanım' kelimelerine değinecek olursak, Cengiz Han halkına yaptığı bir konuşma sırasında karısını lanse ederek,''Ben sizin Han'ınızım, bu da benim Han'ım'' diyerek kadının önemini belirtmiştir.

 

Ataerkil bir toplumda kadının yeri şimdi ise çok farklıdır ama bu farklılık birden olmamış ve çoğunlukla kadının razılığı ile meydana gelmiştir.

 

 Bugün bir çok ülkede kadın ikinci sınıf vatandaş olarak yerini ancak alabilmiştir. Böyle toplumlarda kadının/kızın  kılık-kıyafetiden, gideceği okuldan (tabi okula gidebiliyorsa), dışarı çıkş saatlerinden, (tabi dışarı da çıkabiliyorsa) babası veya kocası sorumludur. Bunlara rağman şiddet gören kadınların sayısı da oldukça fazladır.  En önemlisi ise fikrini beyan etmesine bile izin verilmez durumda olan aileler de yok değildir.

 

Özel bir değerlendirme yapacak olursak bilhassa kırsal kesimlerde bu durum daha da anormal bir hal almıştır. ''Kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı'' uydurma sözü yine ataerkil toplum erkekleri tarafından epeyce söylenmekte ve uygulanmaktadır. Tarlada çalışırken doğum yapan kadın, yine erkek çocuk doğuramıyor diye üstüne kuma getirilen yine kadındır.

 

İşin bir de farklı bir boyutunu gösterecek olursak. Son dönemlerde duyduğum ve arasıra şahit olduğum kadarıyla kadın tarafından yine kendi hemcinsine mahalle baskısı yapan kadınlar da az değil. Açık olanlara, örtülü kadın tarafından, örtülü kadına da açık olan kadın tarafından tek kadın modeli yaratma baskısı da vardır. Komşusunun,arkadaşının veya akrabalarının bakışları ve değişik söylemleriyle rahatsız edilirler. Bu tarz durumlar sadece kılık-kıyafetle de sınırlı kalmayıp her türlü düşmanlığa kadar da gitmektedir.

 

Bu durum da bize şunu gösteriyor ki kadın öğrendiği zulüm vari dayatmayı, kendi hemcinsine de uygulamaktan çekinmiyor. Kadının rolü her şeyde olduğu gibi, ataerkil toplum oluşumunda da yadsınamayacak kadar fazladır.

 

Erkeği ulaşılamaz görmesi, kendi değerini düşürmekle beraber, yetiştirdiği kız veya erkek çocuğunu da aynı düşünce üzerinden ayrılmadan yetiştirmekte ve bu dayatmalarla hayata hazırlamaktadır.

                       

Aslında kadın kendi değerini, ağırlığını koruyup ve toplumdaki yerini bilirse, erkek de buna karşı koymayı gün geçtikçe azaltarak uyum sağlar, düşüncesindeyim. Tabi bu bir anda olacak değişiklikler değildir. Kadınlar bilhassa erkek çocuklarını büyütürken kadına saygılı olmayı, kadınsız bir hayatın olamayacağını anlatmalılar. Bunun yanı sıra kadın her dönemde çalışmış, üretime katkıda bulunmuş, bilhassa ev ekonomisi için çeşitli kaynaklar üretmiştir. Erkek hegemonyası altından çıksa kim bilir daha neler yapacaktır. Ayrıca feminizmin doğması biraz da erkek baskısına bağlıdır ve bugün birçok kesim de böyle düşünmektedir.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HAVA DURUMU
Henüz anket oluşturulmamış.
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HABER ARŞİVİ
YUKARI